This page was exported from İstanbul Üniversitesi [ http://teknikbilimlermyo.istanbul.edu.tr ]
Export date: Fri Nov 17 23:17:17 2017 / +0000 GMT

İÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nilüfer SEZER Kişilerarası İletişim Eğitimi Verdi



İstanbul Üniversitesi (İÜ) İletişim Fakültesi Dekanı ve Kişilerarası İletişim Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Sezer, İÜ Teknik Bilimler Melek Yüksekokulu (TBMYO) akademik ve idari personeline yönelik olarak “Kişilerarası İletişim: Dikey İletişim, Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri" konulu konferans verdi. İÜ TBMYO Müdürlüğü Hizmetiçi Eğitim Komisyonu tarafından organize edilen konferans, 26 Mart 2014 Çarşamba günü yüksekokulun konferans salonunda gerçekleştirildi.

Konferans öncesinde konuşan İÜ TBMYO Müdürü Prof. Dr. Umay Banıçiçek Fırat, “Hayat Boyu Öğrenme” kavramının önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. Fırat şunları söyledi;

“Tüm dünyada küreselleşme ile birlikte, ülkelerde sadece belirli yaş gruplarını ya da belirli toplum katmanlarını eğitmenin çıkar yol olmadığı, kalkınma için halkın tabanına kadar ulaşan bir eğitim sistemiyle kitlesel olarak yetişmiş nitelikli nüfusa ihtiyaç olduğu gerçeği kavranılmıştır. Eğitimle ilgili bu gelişmeler yanında, yetişkinlerin de eğitim süreci dışında bırakılmayarak; eğitim ve teknolojiye uyum konusunda sürekli eğitilmeleri bir zorunluluk haline gelmiştir. Günümüzde giderek önem kazanan "Hayat Boyu Öğrenme" ilkeleri kapsamında, Yüksekokulumuz personelinin, iş alanındaki gelişmelere kolayca uyum sağlamasına, verimliliğin arttırılmasına ve çalışanların daha üst görevlere hazırlanmalarına yönelik mesleki ve kişisel gelişiminin sağlanması için hizmetiçi eğitim faaliyetlerinin önem taşıdığını ve kurumsal kültürün geliştirilmesine de katkı sağlayacağını düşünüyorum.”

Kişilerarası iletişimim önemine de değinen Prof. Dr. Umay Banıçiçek Fırat, iş hayatında başarılı olmanın öncelikli şartlarından birisinin kişilerarası iletişimi etkili şekilde sürdürme becerisi olduğunu ifade etti;

“Günümüzde bireylerin bilgiye odaklı bir yaşama uyum sağlaması, analitik düşünme, sentez yapabilme, sorunları çözme ve etkili iletişim kurma gibi becerilere sahip olması beklenmektedir. Gündelik hayatımızda yüzyüze ya da dolaylı ilişki kurduğumuz kişilerle iletişimimiz, çoğu zaman kişilik özelliklerimiz, kültürel geçmişimiz, anlık psikolojik durumumuz gibi pek çok faktörden etkilenir. Ancak iş hayatında sürdürülen görev ne olursa olsun, her birey duruma bağlı olarak hem hizmet alan hem de hizmet veren kişi konumundadır. Bu nedenle kişilerarası iletişimin, iş hayatını şekillendiren kurallar çerçevesinde ve empati kavramını da sıklıkla hatırlayarak sürdürülmesi önem taşımaktadır.”

İÜ TBMYO'da bu yıl kurulan Kurum İçi Eğitim Komisyonu'nun ilk faaliyetinin kişilerarası iletişim konulu eğitim çalışması yapmak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Fırat, konferansı verecek olan İÜ İletişim Fakültesi Dekanı ve Kişilerarası İletişim Anabilim Dalı Başkanı Sayın Prof. Dr. Nilüfer Sezer'e desteği ve katılımı için teşekkür etti. Prof. Dr. Fırat ayrıca Kurum İçi Eğitim Komisyonu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Özgü Yolcu ile komisyon üyeleri Öğr.Gör. Fatma Yılmaz, Öğr.Gör. Serdar Gültek, Öğr.Gör. Cahit Bilgi, Öğr.Gör. Meryem Demir Gürdal, Öğr.Gör.Merve Kanmaz, Arş.Gör. Yasemin Poyraz ve Arş.Gör. Musa Sarıgül'e de  çalışmaları sebebiyle teşekkür etti.

İÜ TBMYO Müdürlüğü Hizmetiçi Eğitim Komisyonu Başkanı Yrd. Doç.Dr. Özgü Yolcu da konferans öncesinde yaptığı konuşmada, Yüksekokul personeline uyguladıkları talep belirleme anketinde en fazla “Kişilerarası İletişim” eğitimi seçeneğinin işaretlenmiş olduğunu gördüklerini, bu nedenle bu konuda eğitim çalışması organize ettiklerini dile getirdi.

Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Nilüfer Sezer, İÜ TBMYO akademik ve idari personeline “Kişilerarası İletişim: Dikey İletişim, Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri" konulu konferans verdi.

Prof. Dr. Nilüfer Sezer konferansta “Açık kapı politikası”, “Korku kültürü değil İletişim kültürü”, “Taraflar değil Biz olabilmek”, “Farkındalık” ve “Diyalog” kavramları üzerinde durdu. Prof. Dr. Sezer konferansta ayrıca kişilerarası iletişim ve çatışma yönetimi, iş yaşamında karşılaşılan kişi modelleri ve etkili iletişim kurma konularını ele aldı.

Hem toplumsal, hem iş hayatında insanların en fazla iç içe olduğu iletişim tarzının kişilerarası iletişim olduğunun altını çizen Prof. Dr. Nilüfer Sezer, kişilerarası iletişimi şöyle tanımladı;

“Bireyin eşzamanlı olarak ve yüz yüze ilişkiler içinde başka bireylerle kurduğu iletişime kişilerarası iletişim denir. Zengin bir enformasyon içeren bu iletişimde taraflar birbirine sözlü ve sözsüz mesajlar gönderirler ve anında geri bildirim verirler. Hem toplumsal, hem iş hayatında insanların en fazla iç içe olduğu iletişim tarzı budur. Yüz yüze veya telefonla, mektup veya elektronik posta ile haberleşen iki insan kişilerarası iletişim içindedir.”

Prof. Dr. Nilüfer Sezer, iş iletişiminde sıklıkla karşılaşılan iletişim engellerini oluşturan faktörleri şöyle sıraladı;

“Fiziksel faktörler, Fizyolojik faktörler, Psikolojik faktörler (algısal faktörler ve savunucu iletişim tarzı, dinleme-me sorunu), Toplumsal-Kültürel Faktörler (yaş, cinsiyet, soy, inanç, yöre ve toplumsal sınıf ve statü farklılıkları), Semantik Faktörler,  Zaman ve yer faktörleri ve İletişim zincirinin uzun olması şeklinde sıralanabilir.”

 Prof. Dr. Nilüfer Sezer, “iletişim zincirinin uzun olması” engeli ile ilgili olarak şunları söyledi;

“Bir mesaj birçok insanın aracılığıyla yani ağızdan ağza yol alarak asıl alıcıya gönderiliyorsa iletişim zincirinde uzama var demektir. Zincirin her halkasında yapılabilecek ekleme ya da çıkarmalar yüzünden mesaj değişerek yol alır ve asıl alıcıya ulaştığında bambaşka bir söylem haline dönüşebilir. Bu anlaşmazlıklar en çok sözlü iletişim biçimlerinde görülür. İletişim şeması dikine doğru uzayan ve çok sayıda hiyerarşik kademeden oluşan kurum veya işletmelerde emir ya da isteklerin anlamlarının değişerek gitme riski oldukça fazladır ve bu da kurumsal iletişimi aksatır. Resmi ilişki gruplarında ve örgütlerde bilgi ve emirlerin yazıyla verilmesi ya da iletişim zincirini kısa tutmak amacıyla bazı yetkilerin devredilmesi iletişim zincirinin uzun olmasından kaynaklanan sakıncaları ortadan kaldırmak için yapılan uygulamalardır.”

Prof. Dr. Nilüfer Sezer, kurum içi çatışmaları önlemek için şu önerilerde bulundu;

“Sosyal faaliyetleri canlandırın, Güçlü bir kurum içi iletişim ağı oluşturun, Çözümleri takıma bırakın, Dedikoduyu yok edecek geribildirim mekanizması kurun, Ortak hedefler belirleyip takımı bu hedeflere yönlendirin, Sorun belirleme ve çözmeyi öğretin.”

Konferans sonunda Prof. Dr. Umay Banıçiçek Fırat, Prof. Dr. Nilüfer Sezer'e teşekkür plaketi takdim etti.